KISKANÇLIK HAKKINDA…

Klinik Psikolog Esin Ergin

Sevgilimi ya da eşimi hiç kıskanmadım diyeniniz var mı? Ya da hiçbir ilişkisinde kıskanılmadığını düşünen? Yoksa bu konu ilişkilerinizde her zaman önemli bir yer mi kaplıyor? Eğer sizin için de kıskançlık ilişkilerinizde sorun yaratan bir konuysa, bu yazıyla sizin ya da eşinizin yaşamakta olduğu kıskançlık duygusuna yönelik bilgi edinebilirsiniz.

3349-1-or-1402434993Evlilik araştırmalarında ve çift terapilerinde, kıskançlık önemle üzerinde durulan bir konudur. Kıskançlık yakın ilişkilerde en güçlü, yaygın ve yıpratıcı duygulardan biri olarak değerlendirilir. Evlilikle ilgili problemlerin ve boşanmanın en önemli sebeplerinden biri olarak görülür. Araştırmacılar çift terapisine gelen çiftlerin üçte birinin kıskançlık sebebiyle terapiye geldiklerini bildirmektedir. Yapılan araştırmalar, kıskançlığın ilişkinin sonlanması, eşe uygulanan şiddete ve hatta cinayete varan son derece olumsuz sonuçları olabildiğini göstermektedir. Aynı zamanda araştırmalar kıskançlığın depresyon, intihar düşünceleri ve öz değerin kaybı gibi sonuçlar da doğurabileceğini bildirmektedir.

Peki kıskançlık tamamen olumsuz bir duygu mudur? Yıkıcı yanına rağmen kıskançlığın kişiler ve ilişkileri üzerinde olumlu etkileri de vardır. Kıskançlığın işlevine vurgu yapan araştırmacılar, bu duygunun, kişi için değerli olan ilişkisini bir rakibe kaptırmayı önleyecek ve sevilen kişinin dikkatini kendine çekmeyi sağlayacak bir takım davranışlar yapması için kişiyi motive ettiğini vurgulamaktadır. Bu görüşe göre, kıskançlık kişiyi ilişkiye yönelik tehditlere karşı uyarır ve ilişkiyi korumak adına kişiyi bir takım davranışlarda bulunmaya teşvik eder. Aynı zamanda kıskançlık yaşayan kişiler bu duyguyla beraber eşlerine daha çekici görünmek ve ilişki bağını korumak için çaba sarf ederler.

Kıskançlığın iki türü vardır. Kıskançlık üzerine çalışan araştırmacılar, kişinin ilişkideki özel olma durumuna meydan okunduğu durumlarda ortaya çıkan kıskançlığa “sosyal ilişki kıskançlığı” demektedir. Bu tür kıskançlık bir ilişkide tek ve özel olma arzusunu içerir. Eğer ilişki duygusal bir ilişkiyse, bu durum için “romantik kıskançlık” terimi kullanılır. Bu yazıda kıskançlık olarak adlandırılan terim romantik kıskançlık terimi olacaktır. Araştırmacıların “sosyal kıyaslama kıskançlığı” ya da “haset” olarak adlandırdıkları terim ise, diğer bir kişinin daha fazla başarı, avantaj, marifet ya da mülkiyete sahip olmasından dolayı, kişinin memnuniyetsizlik yaşamasıyla ortaya çıkan duyguya denmektedir.

Sparring-of-the-Sexes-mdn

Kıskançlık ile haset farklı duygular olsalar da, bu duygular bazen eş zamanlı olarak deneyimlendiği için birbirine karıştırılabilmektedir. Var olan çekici özelliklerinden dolayı bir kişi rakip olarak görülebilir ve aynı zamanda ilişkide olunan kişiyi o kişi yüzünden kaybetme korkusu ortaya çıkabilir. Örneğin, sevgilimiz çekici bir kadına ilgi gösteriyorsa, kıskançlık ve haset duygularını bir arada yaşayabiliriz. Sevgilimiz bizim dışımızda birine ilgi gösteriyor diye kıskançlık duyabilir, aynı zamanda diğer kadının çekiciliğine haset edebiliriz.

Haset

Çevremizde birçok alanda bizden daha iyi olan insanlar vardır. Kimi bizden daha güzeldir, kimi daha zengindir,  kimi daha başarılıdır… Eğer kendimizi kıyasladığımız alan benliğimiz için önemli bir alansa, bu kıyaslama sonucunda diğerinin bizden üstün olması yüzünden kendimizi daha yetersiz görüp kötü hissedebiliriz. Bu gibi durumlarda yaşadığımız duyguya “haset” denir.

Hasedin olumlu ve olumsuz olmak üzere iki türü vardır. Olumlu türü “iyi niyetli haset”, hayranlığa daha yakın bir duygudur. Hasedi olumlu olarak deneyimlemek, diğerinin sahip olduğu şeylere sahip olmak için daha fazla çalışmayı teşvik eder. Hasedin olumsuz türü ise “kötü niyetli haset” olarak adlandırılır. Kötü niyetli haset hisseden kişi, diğer kişiyle arasındaki farkı, onun seviyesine ulaşarak değil, diğer kişiyi kendi seviyesine çekerek kapatmaya çalışır.

Kıskançlık

Birçok kuramcı için kıskançlığın en belirgin özelliği üçlü bir ilişki içinde ortaya çıkmasıdır. Kişi, gerçekten var olan ya da hayali bir üçüncü kişiyi veya nesneyi, mevcut ilişkisine bir tehdit olarak algıladığında kıskançlık duygusu ortaya çıkar. Kıskançlık denince akla ilk olarak romantik kıskançlık gelse de, arkadaşlarla veya kardeşlerle olan ilişkilerde de benzer bir süreç kıskançlık duygularını ortaya çıkartabilir. Yani kiminle olursa olsun, kişi için önemli olan bir ilişkiyi bir rakip yüzünden kaybetmeme isteği kıskançlığı ortaya çıkartabilir.

Kıskançlık her zaman belirli bir yatkınlık ve belirli bir tetikleyici olay sonucunda ortaya çıkar. Kıskançlığa yatkınlık içinde yaşadığımız kültürden, aile geçmişimizden ve kendi kişisel deneyimlerimizden etkilenir. Tetikleyici bir olay olmadıkça kıskançlığa yatkınlığımız fark edilmez. Fakat kıskançlığa yatkınlığı çok fazla olan bir kişi için en ufak bir tetikleyici olay bile kıskançlığı ortaya çıkartabilir. Örneğin, yatkınlığı az olan biri için sevgilisinin bir başkasıyla özel paylaşımlarda bulunduğu yazışmalarını yakalamak kıskançlığı ortaya çıkartabilecekken, yatkınlığı çok olan biri için sevgilisinin yanından geçen çekici biri bile kıskançlığı ortaya çıkartabilir.

Araştırmalar genellikle kıskançlığın iki özelliği üzerine vurgu yapmaktadır. Bunlardan ilki, varolan ilişkiye dair ödüllerin kaybedilme olasılığıdır. Duygusal yakınlık, ilgi, maddi kaynak gibi ilişkiden elde edilebilecek ödüller kısıtlı olduğu için, bunların bir başkasına sunuluyor olması kişinin kendi getirilerinin azalması anlamına gelmektedir. Yeni bir kardeşin aileye gelmesiyle büyük kardeşin ebeveynlerinden aldığı ilgi ve yakınlığın azalması ya da romantik ilişkideki özel konumun bir başkasına kaptırılma ihtimali ilişkideki ödüllerin kaybedilmesi anlamına geldiği için kıskançlık ortaya çıkabilir. Kıskançlıkta rol oynayan ikinci faktör ise kişinin benliğine yönelik tehdittir. Bir rakibin varlığı kişinin kendine yönelik tanımlamalarına, öz kimliğine ya da benlik saygısına meydan okuyacağı için benlik adına bir tehdit oluşturabilir. İlişkide olduğumuz kişinin bizim dışımızda biriyle ilgilenmesi karşısında kendi çekiciliğimizi, değerimizi ya da sevilirliğimizi sorgulayabiliriz.

jealous510Kıskançlık çoğu durumda yaşanılması doğal olan ve evrensel bir duygu olarak değerlendirilse de kıskançlığın çok uçlarda yaşandığı durumlarda kıskançlık “patolojik” olarak değerlendirilir. Patolojik kıskançlık yaşayan kişiler eşlerinin kendilerini aldatıyor olduklarına yönelik hayali inançlara sahiptir. Kıskançlığı bu şekilde yaşayan kişiler yoğun olarak olumsuz duygular yaşamakta ve eşlerini gözetlemeye yönelik güçlü bir arzu hissetmektedir.

Eğer sizin için de kıskançlık ya da haset hem ilişkilerinizi hem de psikolojik sağlığınızı etkileyen bir sorunsa, bu duyguların ortaya çıkmasının altındaki etkenleri ve tetikleyicileri tespit etmek ve hangi ihtiyacınız karşılanmadığında bu duyguları hissettiğinizi fark etmek bu duygularla başa çıkabilmeniz için oldukça önemlidir. Bu sorun bireysel olarak ya da çift olarak üstesinden gelemediğiniz bir konu halini aldıysa, psikolojik destek almak yaşadığınız sorunla başa çıkabilmeniz için size yardımcı olabilir.